Yazı Detayı
24 Ocak 2019 - Perşembe 11:37 Bu yazı 515 kez okundu
 
GEÇMİŞİN İZİ
MERVE AKYEL
 
 

  Mevsimler değişiyor, aylar ardı sıra birbirini kovalıyordu.  Aklı sıkıştığı düşüncelerle karmakarışıktı. Kaldığı odada tek başına, bulunduğu ranzanın alt katında elinde kalemi günlüğüne birikmiş anıları kaydediyordu. Hemen karşıda masanın üstünde açık olan pencereye gözü gidiyor, rüzgâr alabildiğince yüzünü okşuyordu. Serin rüzgârın rahatlığı vardı bedeninde… Gözlerini kapatıp bir an olsun iç dünyasında kayboldu. Derin nefes aldı, uzandığı yerden doğruldu; pencereye yöneldi. Kafasını pencereden çıkartıp yurdun bahçesine bir göz attı. Esma, hilal ‘ler oturmuş çay içiyorlardı. Aşağıya inmek üzere hazırlanıp çıktı. Son defa aynaya baktı, saçlarını düzeltti. Bir an olsun yüzüne dikkat kesilmişti. 

        Yakut yeşili gözleri, uyum içinde göz kapaklarına bütünleştirdiği eyeliner ile kendini tamamlıyor; görenleri esrarlı bakışlarının etkisinde bırakıyordu. Düz omuzlarının üzerine dökülen kehribar sarısı saçları, yüzünün aksesuarını tamamlıyor; utanç yüzünü derisinde mor, uçuk eflatuni renklerle kuşatıyordu. Arkadaşlarının arasında uzun sayılan bir boyu vardı. İnce hatlı bir vücuda sahipti. İçten içe kendisine bile itiraf edemediği bir hayranlık duyardı güzelliğine… Kendisine has giyimiyle, ilgiyi üzerine çeken irade dışı oluşumların esrarında bir güzelliği vardı. Dikkat kesildiği yüzünü aynadan çevirip merdivenleri tek tek indi. Nihayet arkadaşları arasında vedalaşıp okula gitmek üzere taksiye indi. Gitmekte olduğu yol ağır geliyor, ayaklarını geri geri götürüyordu. Hâlbuki hayallerine adım attığı ilk gündü bugün. Hacettepe üniversitesi Mimarlık Fakültesi birinci sınıf öğrencisiydi Ela. Hülyalar açması gereken gönlünde, sonbahar rüzgârları esiyordu. Okula yeni başlaması kalbinde farklı iklimler yaşatacakken, o çok ayrı âlemlerde dolaşıyordu. Hayali radyo ve televizyonculuk okumaktı. Belki bir film de belki bir tiyatro da rol almak… Hayalleri yarım kalmış bir insanın hüznü sinmişti yakut yeşili gözlerine… Kurduğu hayallerden sıyrılıp, o ana geri dönüyordu. Aradan günler geçmiş Ela tek düze hayatına okul, yurt arasında mekik dokuyarak geçirmişti. Bir dediğini iki etmeyen ailesi Bursa ‘da yaşıyor, gayet ihtişamlı bir hayat sürdüyorlardı. Tek hayalleri biricik kızları Ela’nın okulu bitirip güzel işler başarmasıydı. Lakin Ela’nın aklı da iç dünyası kadar karmakarışıktı..  Bu ara okul da aynı bölümü okuyan sıra arkadaşı Erdem ‘le çok sık görüşüyor, nerdeyse gününün bütün vaktini ona ayırıyordu. Bu sıra aralarında kırgınlığa benzer bir soğukluk vardı. Öğlen paydosunun habercisi, zil çalınca rahat bir nefes almıştı Erdem… Önce Ela çıkmıştı sınıftan ve hemen arkasından da Erdem takip etmişti onu. Yorgun adımlarla yürüyen arkadaşının yanına sokulmuştu. Daha fazla dayanamayarak söze giriyordu Erdem: 

-merhaba. 

Her haliyle durgun ve keyifsiz bir şekilde cevap veriyordu Ela: 

-merhaba. 

Neyin var bugün rahatsız mısın? 

-evet biraz. 

Yemeğe gitmemiz de bir sakınca var mı? diye soruyordu Erdem mahcubiyetini gizleyerek. 

Buruk bir tebessümle gülümsemeye çalışıyordu Ela. 

-Yoo, hayır. 

Birlikte yürüyorlardı. 

Anlatsana neyin var? 

-düşüncelerimi çok karıştırdın. 

Hiç konuşmayacak kadar mı  tekrarladı Erdem.. 

-Yo hayır, hayır. 

-oturup baş başa konuşsak. 

Kesin itirazı vardı. 

-hemen şimdi değil, zamana ihtiyacım var. 

-defterini sıranın gözüne koydum. Onu al ve senin için yazdıklarımı oku olmaz mı? 

        Erdem verdiği sözü tutup akşam evde defteri okumak üzere çantasına yerleştiriyordu. nihayetinde akşam olup eve geldiğinde odasına hızla koşup kıyafetlerini değiştirmiş, sonrasında defteri almıştı eline.. Mektubu okumaya başlıyordu: 

” aklım olmayacak şeyler peşine düşüp sürüklüyor beni, hiç yapmayacağım şeylere. Fazlasıyla yakışıklı, çekici bir o kadar şık ve cazibelisin. Ancak fiziğinle her kuşun etinin yenir olduğu düşüncesine kaptırmamalısın kendini arkadaşım. Seni sevdiğimi hiç tereddüt etmeden itiraf ediyorum. Lakin aramızdaki sorunlar engel olmakta bazı şeyleri yaşamamıza. Ben ilkeli ve inançlarına bağlı biriyim. Aile yapım senin ki gibi değil. Bu yüzden hassas ve tedirginim. Siz çağdaş, modern aile yapısını benimserken, ben gayet muhafazakâr bir ailenin öğrettiği, yaşadığı hayat doğrultusunda inançlarına sadık bir genç kız olarak hayatımda öğrendiğim kurallar doğrultusunda yaşamaya gayret ettim. Benim yaşadığım toplum gördüğüm kurallar, izlediğim yol izin vermez yaşamak istediklerimizi yaşamaya. Gölgesinde güvenle soluklanacağın ağacı iyi seçmelisin derdi annem. zira her ağacın gölgesi huzur vermeyecek kadar kısa sürer. Değerlerin vuslat gününde buluşmasıdır benim bildiğim Aşk.tek yürek, tek beden oluş, o kutsal günün merasimiyle başlamalı benim bildiğim. Bu duygularla yoğruldum ben. Benimle arkadaşlığını sürdürmek istersen, bu doğrultuda hareket etmelisin. Zira masumiyetini yitirmemiş bakışların şirinleşmesidir Aşk. Beynimde oynamayan taşların oynamasına sebep oldun. Ya onları ait oldukları yere koymayı sağlamalısın, ya da ait oldukları yere koyabilmem için bana yardımcı olmalısın. Yaşamadığım şeyleri yaşayıp vicdanımla muhakeme ettirme bana. Boşlukta bir taş gibi yaşamak incitmekte yüreğimi. Yardım et bana çıkılması gereken bu yolda yalnız bırakma beni! 

 Yüzüne yayıldığı tebessüm Elanın yazdıklarıyla içini rahatlatıyordu. Bir kâğıt çekti dosyanın arasından ve taze bir düşüncenin heyecanıyla ona cevap vermeye karar verdi. Ertesi gün akşamdan yazdığı kâğıdı katlayıp sabah ilk derste vermişti Elaya. Edebiyat dersindeydiler. Öğretmen derse öyle bir kaptırmıştı ki; içli bir şiir mırıldanıyor, hemen peşinden aynı duygularla mısraları yorumlamaya çalışıyordu. Ela Erdem’den aldığı kâğıdın katlarını açıp defterin arasına alelacele sıkıştırıp, etrafa attığı kaçamak bakışlarla satırları okumaya çalışıyordu. 

        ” İçinde kaybolduğumuz gizemli cümbüşün büyüsüne kendimizi kaptırmış gidiyoruz, haklısın. İnandığın inançlar doğrultusunda, hiçbir varlığa muhtaç olmayan Yüce Allah’ın eseri olduğunu idrak edip onun kurallarıyla hareket etmen bile beni sana ayrı hayran bırakıyor. Htiğin duyguları bile tercüme edemeyecek kadar saf ve masum yaşıyorsun. Aşk konusunda seninle aynı duyguları paylaşıyorum bunu bilmelisin. Hiçbir endişenin olmaması bakımından yazıyorum sana bunları. Benim inancımın müsaadesi yoktur yasak arzuların eylemlerine. Müsaade et gönül iklimime düşürdüğün bu yağmur kokusunu içime çekip huzur bulayım. İzin ver yüreğime düşürdüğün bu çiçekleri büyüteyim. İzin verirsen Allah'ın huzurunda da ailen den istiyorum seni.  İçi rahatlamıştı Ela’nın da. Günlerce yazışıp durmuşlardı. Annesinin telefon konuşmalarının birinde çok özledim seni, buraya gel bir hafta sonu demesiyle dayanamamış, hafta sonu atlamış ilk uçakla Bursa’ya gitmişti Ela… Özlediği aile yuvasına kavuşmuştu, araya giren mesafeleri yok edercesine özlem gideriyordu ailesiyle. Babası yine bitip tükenmeyen iş seyahatlerinden birindeydi. Kaldığı süre boyunca annesiyle vakit geçiriyor anne özlemini doyasıya yaşıyordu. Erdem’de aynı şekilde İstanbul’a gitmişti. Uzun zamandır yüreğinde htiği mutluluğu daha fazla taşımayacağını düşünüp, konuyu ailesine açmakta buluyordu. Baba koltukta uzanmış gazete okuyor, bir yandan kahvesini yudumluyordu. Okuldan söz açıp konuyu Ela’ya getiriyordu. Baba sakin bir şekilde dinleyip sorularına başlamıştı. Nereli, hangi bölüm okuyor, kimin kızı, nerde yaşıyor? Erdem tek tek yanıtlıyordu babasının sorularını. İçini rahatlatmak için tek tek ayrıntılarıyla izah ediyor; babasının vereceği tepkiyi merak ediyordu. Baba bir an durup düşüncelere daldı. Kendisinde kızın fotoğrafı olup olmadığını sordu, kızı görmek istediğini dile getiriyordu. Erdem heyecanla kalkıp cüzdanında bulunan vesikalık fotoğrafı çıkartıp Baba’ya uzattı. Erdem pek hoşlanmamıştı Babası ‘nın aldığı tavırdan. Baba aldığı resime uzun uzun baktı. Cebindeki telefonuna bir göz gezdirdi, birini aradı ve birden hışımla kalktı bir açıklama yapmadan çıktı gitti evden. Erdem ne olduğuna anlam vermeden annesiyle göz göze geldi. Ah babam yine o çok mühim iş toplantılarından biri ağır bastı oğlundan diye iç geçirdi. Yüzündeki üzgün ifadenin annesine yansıdığını hissederek susuyordu Erdem. Günler sonra baba çıktığı eve uğramamıştı henüz Erdem okula gitmek üzere  geri dönüyordu. Diğer taraftan da durumlar iyi gitmiyordu. Ela iki gündür telefonlarına cevap vermiyor okulda arkadaşları da nerde olduğunu bilmiyorlardı. Aradan iki hafta geçmişti Ela dan hala ses seda yoktu. Posta yoluyla eline geçen mektubu okuyordu . 

      “Erdem! hayat gocunmalarla dolu. Kurgusunu yaptığım cümleler dilimde uyuşuyor, hasretimi yapmakta yetersiz bırakıyor beni. Duygularımı sözcüklere hapsettim! . Vuslatım yakındır sanmıştım, yanıldım.  Birbirimize söz verdiğimiz sözler bile yarım kaldı. Art niyetsiz masum duyguların birleşmesiydi sana olan hislerim. Ne yapsam sana olan sevginin sihrini çözemedim. Doyamadan bakmak isterdim gözlerine. Şimdi! Son bir defa görsem diyorum son bir defa. Benim düşüncem seninle bir ömrü aynı çatı altında birleştirip o mutlu yuva da beraberliğimizi devam ettirmekti. Olmadı yapamıyorum! . Engellere karşı koyamadım. Babamın istediği onun kurallarınca uyulması gereken ölçüde hareket edip, onun istediği şekilde yoluma devam etmem. Ancak böyle mutlu olabilirim babam öyle olacağını sanıyor. Mutluluk kavramı neydi? Babama göre hala bilmiyorum. Üzgünüm, Erdem, uzattığın eli tutamadığım için üzgünüm! . Affet beni! Babamın isteği doğrultusunda onun istediği bir adamla evleniyorum. Lütfen engel olmaya çalışma… Babamın değil benim bizzat kararımdır. Seni sevdim bir tek. Yüreğin şüpheye düşüp yeislenmesin. Bu karar ailecek verilmesi gereken bir karardı. Yüreğin yüreğimi emanet ettiğim Rabbime emanet. Hoşça kal… “

 

Başından kaynar sular dökülmüştü. Mektubu okur okumaz havalimanında bulmuştu kendini. İlk uçakla Bursa’ya gidiyordu. Saatler sonra havalimanına iniş yapıp Ela’ nın evine doğru hareket ediyordu. Taksici verdiği adrese bırakıp, onu az sonra olacak olaylarla baş başa bırakıyordu. Lüks ihtişamlı bir villanın önünde durmuş, karşıdan olup biteni izliyordu. Kalabalık Bir düğün telaşı vardı. İnsanlar alelacele bir koşuşturmanın peşindeydi. Az sonra birbirinden renkli çiçeklerle süslenmiş, bir araba beliriyordu kapının önünde. Ve beyaz gelinlikler içinde çıkıyordu Ela arabanın içinden. İçi titredi. Boğazına dizildi yumrular yutkundu. Onu durdurmak için hala bir şansı vardı karşıya geçti merdivenleri çıktı. Elaya ulaşmak üzereydi, aniden bir el sert bir şekilde dokundu omzuna. Döndü dokunduğu elin sahibiyle göz gözeydi. Karşısında gayet şık takım elbisesiyle babası duruyordu. Erdem’in babası. Baba kulağına eğilip bir şeyler fısıldıyordu. Erdem, yıkılmamak üzere zor tutuyordu kendini. Başı dönmüş, midesi ağır sancılar içinde kalbi yerinden çıkacakmış gibi sarsılmıştı.  Merdivenlerin basamaklarını inemeden yığılıp kaldı oturduğu yere. Az sonra kendine geliyordu. Olup biten karşısında şaşkındı. Yüreğine kordan ateş düşmüştü. İçindeki öfke ona yapmayacağı şeyleri yapmasını emrediyordu. Aklı olan biteni anlamaya çalışıyor olan bitenin doğru olmamasını istiyordu. Geçmişin acısını yüreğinde yaşıyordu. Geçmiş yığılıp kalmıştı önünde. Hayat garip bir şekilde oyun oynamıştı ona. Hayatındaki belki en büyük yanlışı babası yapmıştı. Yaşanmaması gereken yasak bir ilişkinin pişmanlığını çok acı bir şekilde ödüyordu. Bir daha altından kalkamayacağı derin bir yük bindirmişti babası omuzlarına. Nasıl geçerdi bu acı? Ya da bir gün geçebilecek miydi? Bu acıyla nasıl yaşanırdı bilmiyordu. 

        Aylardır tanıdığını sandığı insan, babasının bir zamanlar yaşadığı heyecanın kurbanı olan Erdem’in kör kütük âşık olduğu Ela; babasının yıllardır gizlediği ilişkiden olan kızıydı. 

 

 
 
 
Etiketler: GEÇMİŞİN, İZİ, ,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Sitemizin çalışmalarını nasıl buldunuz ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Trabzonspor
53
0
3
8
15
26
2
Başakşehir FK
53
0
3
8
15
26
3
Galatasaray
50
0
4
8
14
26
4
Sivasspor
49
0
5
7
14
26
5
Beşiktaş
44
0
8
5
13
26
6
Alanyaspor
43
0
7
7
12
26
7
Fenerbahçe
40
0
8
7
11
26
8
Göztepe
37
0
9
7
10
26
9
Gaziantep FK
32
0
10
8
8
26
10
Denizlispor
31
0
11
7
8
26
11
Antalyaspor
30
0
10
9
7
26
12
Gençlerbirliği
28
0
12
7
7
26
13
Kasımpaşa
26
0
14
5
7
26
14
Konyaspor
26
0
10
11
5
26
15
Yeni Malatyaspor
25
0
13
7
6
26
16
Çaykur Rizespor
25
0
15
4
7
26
17
MKE Ankaragücü
23
0
13
8
5
26
18
Kayserispor
22
0
14
7
5
26
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı