Yazı Detayı
05 Şubat 2020 - Çarşamba 17:06 Bu yazı 752 kez okundu
 
“KORONA VİRÜSÜ”
Sedat YASAK
 
 

Çin’de ortaya çıkan Korona Virüsü dünya gündemine bomba gibi düştü ve bütün yaşamımızı bir anda alt üst etti. Şehirler karantina altına alındı, Çin’e uçuşlar iptal edildi, ticaret askıya alındı, maske takma zorunluluğu hayatın her alanına dahil edildi…

 

Çin dışında da bazı ülkelerde enfeksiyon kapmış insanlara rastlanması, korkuları daha da arttırdı. Bu da virüsün sanıldığından hızlı bir şekilde yayılmaya başladığı anlamına geliyor.

 

Türkiye’de şükür ki, henüz kaydedilmiş bir vaka yok ama bu işi ciddiye almamamız için yeterli bir sebep değil.

 

Dünya bu tarz salgınları aslında ilk kez yaşamıyor. 14 yüzyılın ortalarında insanlığın çaresiz kaldığı bir veba salgını baş gösterdi. Bu salgına “kara veba” dendi o dönem. Bu salgın sonucunda 75 milyona yakın insan, yani dünya nüfusunun neredeyse beşte biri hayatını kaybetti.

 

Kara Veba Osmanlı topraklarında ise, çok görülmedi. Osmanlı'nın Müslümanlıktan kaynaklanan temizlik hassasiyeti bu hastalığın yayılmasını engellemişti ama Dünyada, özellikle de Avrupa da ciddi dramlar yaşandı.

 

İnsanlar çaresizlikten kiliselere sığındılar. Kutsanınca vebadan kurtulacaklarını düşündüler.

Ama virüs kiliselere de sıçradı. Birçok papaz ve din adamı hayatını kaybetti. Kilise tamamen gücünü ve otoritesini kaybetti ve bu otoriteyi yeniden sağlayabilmek için, vebanın sebebi olarak kedileri hedef gösterdiler. Karanlıkta gözleri parladığı için kediler şeytan ilan edildi. Eğer kediler yok edilirse Tanrı bu hastalığı yok edecekti. Ve sonrasında Avrupa’da büyük bir kedi katliamı yaşandı. Ama tam tersine hastalık daha da yayıldı. Çünkü hastalığın yayılmasının asıl sebebi farelerdi ve kediler yok olunca haliyle fareler de hızla çoğaldı.

Bu da işe yaramayınca kilise, bu kez de sebebin cadılar olduğunu söyledi. Avrupa’daki meşhur “cadı avı” da bu dönemde yaşandı…

 

Gelelim konumuza:

Aslında yeni keşfedilen bir virüs çeşidi değil bu. İnsan Korona Virüsleri 1960’ların ortalarında keşfedildi. Korona bir RNA virüsü. Yani DNA virüslerinden farklı olarak çok hızlı şekilde mutasyon geçiriyor. Yani bu virüsten kaynaklanan bir hastalığa karşı geliştirdiğiniz ilaç, bir süre sonra işe yaramayabiliyor. Bu da virüsle mücadeleyi imansız kılıyordu.

 

Bu virüsün birçok türü var. Bu yeni türler soğuk algınlığından farklı. Grip gibi daha ağır seyirli solunum yolu enfeksiyonları şeklinde kendini gösteriyordu.

 

Bunların ilki SARS, diğeri de Mers… Bu iki virüs de Çin’de ortaya çıktı. Zaten son 50 yılda bu tarz virüslerin tamamına yakını Çin’de ortaya çıktı. Bu da işin ilginç tarafı…

 

Hastalığın kaynağı olarak ilk gösterilen adres ise, hayvan pazarları oldu. Hastalığın çıktığı Wuhan kentinde belediye Deniz Ürünleri Pazarı’nı kapatma kararı alsa da virüsün yayılmasına engel olamadı. Ama yine de virüsün net kaynağı henüz açıklanmadı. Sadece iddialar var ortada.

 

En çok konuşulan iddialardan biri, virüsün bir biyolojik silah olabileceği… Bu doğru mudur elbette bilmiyoruz ama mümkün mü derseniz evet. Çünkü dünyada biyolojik silahların ve karşı tedbirlerin üretildiği laboratuvarların olduğu biliniyor.

 

P4 en gelişmiş önlemlerin alındığı ve en tehlikeli virüsler üzerinde çalışılan laboratuarlardan... Resmiyette sadece salgın hastalık üreten virüslere karşı önlem geliştirmeye çalıştıkları söyleniyor. Ama virüsün kendisinin de buralarda biyolojik silah olarak üretildiği iddiaları da çok fazla.

 

Size basit bir örnek: 2015’te Fransa Suudi Arabistan’a bir P4 laboratuvarı sattı. Ardından 2016'da yani bir yıl sonra Yemen'de kolera salgını patladı. Tesadüf mü? Bilmiyoruz.

 

Bu virüsün Amerika’da üretilip Çin’e yollandığı da söylendi. Amerika’nın bu işten karlı çıktığı düşünülürse bu, hiç de boş bir iddia gibi durmuyor. Çünkü Merkezi Çin’de olan birçok dünya çapında firma çalışmalarını durdurma kararı aldı. Ayrıca Çin’in Amerika’yı tehdit eder şekilde büyüyen ekonomisi de bu virüsle ciddi yara aldı, almaya da devam ediyor. Bu da kuşkusuz Amerika’nın işine yaradı.

 

Virüsün kaynağı ile ilgili bir diğer önemli iddia da hayvanlar. Çin’in bazı bölgelerinde yarasa, fare, köpek ve yılan gibi hayvanlar yeniyor. Wuhan da bu bölgelerden biri. Virüs yarasa çorbasından mı kaynaklı bilmiyoruz ama bu konuda ciddi iddiaların olduğu da bir gerçek.

 

Söz Wuhan’dan açılmışken, geçenlerde 11 milyon nüfusa sahip bu yerleşim yerinde dronla çekilen sokak görüntülerini izlemenizi isterdim. Wuhan Hayalet şehirden farksızdı. Sokaklarda bırakın insanları, araçlar bile, neredeyse yok gibiydi… Doğu Türkistan Halkına uygulanan işkence ve ambargonun yansıması demekten insan kendini alamıyor.

 

Bu konuyla ilgili olarak KIYAM TR ‘nin yaptığı çalışmayı izlemenizi öneririm. Zaten benim verdiğim bu bilgilerin büyük bölümü de o videoda ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor.

 

Hastalığa karşı aşı üretmek için çalışmalar yapılıyor ama bunun 2 yıl kadar sürebileceği söyleniyor. Bu da uzun bir süre…

 

Yani önümüzdeki günlerin sıkıntılı geçeceği ortada. Bu sebeple dikkatli ve tedbirli olmakta fayda var…

 
 
 
Etiketler: “KORONA, VİRÜSÜ”,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Alanyaspor
23
0
0
2
7
9
2
Galatasaray
20
0
2
2
6
10
3
Fenerbahçe
20
0
2
2
6
10
4
Beşiktaş
16
0
3
1
5
9
5
Gaziantep FK
15
0
1
6
3
10
6
Kasımpaşa
15
0
3
3
4
10
7
Fatih Karagümrük
14
0
2
5
3
10
8
Göztepe
14
0
1
5
3
9
9
Başakşehir FK
14
0
4
2
4
10
10
Trabzonspor
12
0
4
3
3
10
11
Hatayspor
12
0
1
3
3
7
12
Yeni Malatyaspor
12
0
3
3
3
9
13
Çaykur Rizespor
12
0
3
3
3
9
14
Konyaspor
12
0
3
3
3
9
15
Antalyaspor
10
0
4
4
2
10
16
Sivasspor
9
0
4
3
2
9
17
BB Erzurumspor
9
0
4
3
2
9
18
Kayserispor
8
0
5
2
2
9
19
Denizlispor
6
0
5
3
1
9
20
Gençlerbirliği
5
0
6
2
1
9
21
MKE Ankaragücü
2
0
6
2
0
8
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı