Yazı Detayı
13 Mayıs 2020 - Çarşamba 22:39 Bu yazı 580 kez okundu
 
“PARA!”
Sedat YASAK
 
 

Bu hayattaki varlık sebeplerimizden biridir para… Onsuz hiçbir şey yapılamadığı gibi, dostluklarda, ilişkilerde, çevre edinmede de para en önemli etkendir.

“Susuyorsak edebimizdendir” söylemi parayla birlikte söylem değiştirmiş ve “Susuyorsak paramız olmadığındandır” şekline dönüşmüştür.

Para öylesine önemli bir güçtür ki, bu gücün neleri kapsayıp neleri kapsamadığını gerçekte bilmek istemezsiniz. Çünkü kapsamadığı hemen hiçbir şey yok gibidir.

Yeşilçam’ın, “Benim aşkım satılık değil” repliği bir ütopyadan ibaret olduğu halde, özlenen bir söylem olarak hayatımızda yer etmiştir. Gerçekte bu söylemin hoyratlığına kimse kendini kaptırmak istemez. Çünkü bedeli ağır olan bir çıkış olur bu…

Şimdi gelin, parası olan insanlar nelere sahip olabilir, sorusuna cevap aramaya çalışalım:

Çoğu kimse maneviyat denen şeye parası olan insanların sahip olmakta zorlandıklarını söyleseler de bu doğru değildir. Çünkü her manevi oluşum da belirli bir ekonomik güçle kurulur. Aile, iş hayatı, sosyal çevre…vs

Evet, belki ilişkiler ve bazı ayrıntılar birçoğuna çok güçlü gelmeyebilir ama sonuçta gökten zembille inmedi bu insanlar... Samimiyet denen şey tartışılabilir ama manevi oluşumun yetersizliğinden bahsetmemiz bu anlamda pek mümkün değildir.

İktidar mücadelesi, her şeyin en iyisine sahip olma, daha iyi bir hayat sürme, bu hayatta mutlu olma, emellere ve hedeflere ulaşma adına yapılan her şey paranın varlığına muhtaçtır. Ve paraya sahip olanlar, gücü de elinde bulundurmanın gururuyla hayatta borusunu her daim öttürmeyi başarırlar.

Eskilerin “Paran yoksa öl”, “Paran varsa ağa da sensin kral da sen”, “Paran yoksa kimse sana selam dahi vermez…” gibi söylemleri, kulak arkası edilmeyecek kadar önemli bir gerçekliğe işaret eder.

Paranın açamayacağı kapı yok gibidir. Günümüz dünyasında ise giderek daha da önemli bir güç haline gelen para, kalıcı statüleri de beraberinde getirir.

“Bir lokma, bir hırka”, “Azıcık aşı, kaygısız başım”, “Asıl olan, insan olmaktır” gibi fakirliği ön plana çıkarıp aza kanaat etmeyi belleklere kazıyan anlayış, günümüz dünyasında artık rağbet görmemeye başlamıştır.

Bu hayatta para için yapılamayacak hiçbir şey yok gibidir. Çocuklarımızı okula iyi bir meslekleri olsun diye veririz ve bunu gerçekleştirmeleri için deli gibi çırpınırız. Çoğu zaman onların çocukluklarını layıkıyla yaşamalarına bile engel oluruz.

Kızımızı, daha iyi bir hayatı olsun diye, paralı olan damat adayına veririz. Çünkü annenin parasızlıktan ağzı yanmıştır ve aynı akıbete kızının da uğramasını istemez. Ben görmedim, ben yaşamadım, bari kızım yaşasın anlayışı, bunda belirleyici kriter olur.

İş hayatında terfi, statü değişikliği gibi durumlar için atmayacağımız taklalar yok gibidir. Hatta bunun için birbirimizin sırtına basıp yükselme isteği bile, rutin bir işlem gibi kanıksanıp normalleşerek belleklerdeki yerini alır…

Her insan; yeni çıkan araçlara binmek, yeni çıkan cep telefonlarına sahip olmak, en güzel kızlara, en özel anlara sahip olmak ister. Hatta çok daha fazlasına sahip olmak ister. Aklına gelebilecek ve “bir gün çok param olursa” diyerek yapmayı ertelediği birçok çılgınlığı yapmasında belirleyici olan da paranın bu gücüdür…

Eğlence merkezlerinde bol para harcamak, en iyi kadınlarla birlikte olmak, sokakta itibar görmek, istediği ya da istemediği şeyleri yaptıracak insanlara sahip olmak… insanı zafer sarhoşu yapar…

“Paran kadar konuş” söyleminin nereden çıktığını bir düşünün derim. Bu söylemdeki alt ve üst limitler yapılacak çılgınlıklarda belirleyicidir…

Kapitalist sistem paranın gücünü ortaya çıkarmakla kalmadı, bireyi ve bireyi oluşturan toplumu da bu gerçeğin içine hapsetti. Tüm insancıl özelliklerimizi oluşturan manevi değerlerimizi de yok ederek bizi bambaşka bir dünyanın bambaşka insanları haline getirdi…

Oysa ölüm denen gerçek her şeyi bir çırpıda siler. Bunu bildiğimiz halde, geçici bir hayatın kral koltuğunda oturan ve sanki her şeyin tek sahibiymiş gibi azametle bize hükmeden para, bizi istediği gibi yönlendirip kullanır. Acı olan da bu gerçek karşısındaki kayıtsızlıktır…

 
 
 
Etiketler: “PARA!”,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Alanyaspor
23
0
0
2
7
9
2
Galatasaray
20
0
2
2
6
10
3
Fenerbahçe
20
0
2
2
6
10
4
Beşiktaş
16
0
3
1
5
9
5
Gaziantep FK
15
0
1
6
3
10
6
Kasımpaşa
15
0
3
3
4
10
7
Fatih Karagümrük
14
0
2
5
3
10
8
Göztepe
14
0
1
5
3
9
9
Başakşehir FK
14
0
4
2
4
10
10
Trabzonspor
12
0
4
3
3
10
11
Hatayspor
12
0
1
3
3
7
12
Yeni Malatyaspor
12
0
3
3
3
9
13
Çaykur Rizespor
12
0
3
3
3
9
14
Konyaspor
12
0
3
3
3
9
15
Antalyaspor
10
0
4
4
2
10
16
Sivasspor
9
0
4
3
2
9
17
BB Erzurumspor
9
0
4
3
2
9
18
Kayserispor
8
0
5
2
2
9
19
Denizlispor
6
0
5
3
1
9
20
Gençlerbirliği
5
0
6
2
1
9
21
MKE Ankaragücü
2
0
6
2
0
8
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı